1516 yıllarında Mercidabık Savaşı ile Osmanlı topraklarına katılan Belen, Abbasilerin Bizans’a karşı olan Avasım(sınır bölesi) içinde yer aldığı zaman ”Mazuki Bagras” ve “Bab-ı İskenderun” adlarıyla tanınmaktaydı.
1320 H./ 1902–1903 M.tarihi Halep vilayeti Salnamesi’ne göre 1552 yılında Halep ile İskenderun arasında yeni bir yol güzergâhı aranırken şimdiki kasabanın bulunduğu yere 960H/1553M.yılında Sultan I.Süleyman tarafından “Derbend-i Cebal-i Barkesman İskenderun” denmiştir. Bir kaç yıl sonra ise,iskan politikası gereği buraya 65 a ilenin daha yerleştirilmesiyle aynal-tell ve mezrası,(tepecik tımarı) adı verilerek mahkeme-i şer’iye siciline kaydolmuştur.
XIV. yüzyıldaki Osmanlı yerleşimiyle Belen adıyla tanınmaya başlamıştır.1648 miladi yılında Belen’den geçen Evliya Çelebi’de yerleşim için Belen adını kullanmıştır.
COĞRAFİ KONUMU
Hatay İline bağlı bir ilçe merkezi olan Belen, Amanos Dağları’nın geçit verdiği iki tepe arasında,640 metre yükseklikte geçidin denize bakan ağzında kurulmuş bir yerleşim birimidir.
Araç yoluna elverişli tek geçidi oluşturan Belen, bu nedenle tarih boyunca Büyük İskender’den, Sultan I.Selim ve Mısır Valisi Kavala’lı İbrahim Paşa komutasındaki orduların, ticaret kervanlarının, Hıristiyan ve Müslüman Hacıların geçtiği son derece doğal ve tarihi bir yoldur. Geçit ve yerleşim yeri dün olduğu gibi bugünde uluslar arası bir yol üzerinde geçit yeri olmakla hala eski önemini korumaktadır.
Bu özelliğin ötesinde Belen, denizden 15km.sonra 740 m’ye ulaşan orman ve bitki örtüsüyle kalplı dağ ve tepeleriyle de tanınmıştır. Üst üste inşa edilen beyaz badanalı yayla evleriyle kabaca Akdeniz mimarisini yansıtan Belen ve çevresi, bir zamanlar Halep, Ceyhan, Antakya ve Kırıkhan’ yaylası olarak da ün yapmış olup hala öyledir.
Doğu Akdeniz’i Kuzey Suriye’ ye Bağlayan Amanos Dağları üzerindeki Belen, bu özellikleri ile Antik çağlardan günümüze kadar, her dönemde önemini koruyan bir mevki olmuştur.
TARİH ve TURİSTİK YERLERİ
Mesire yerleri
Belen kendisi bir yayla olmasına rağmen, ilçeye bağlı isim yapmış diğer yaylaları ve mesire yerleri bakımından zengin bir yerdir. Doğal yapısı bakımından birçok yörenin mesire olarak kullanımına olanak sağlanmıştır. Yaz aylarında büyük ilgi gören yaylaların başında Güzelyayla gelir.
Güzelyayla
Belen’e 8 Km uzaklıkta bir orman içi dinlenme yeridir. Yayla niteliği taşımasının yanında günü birlik ziyaret içinde mesire yeri olarak kullanıma elverişlidir. Tüm İskenderun Körfezini gören doğal görünümü, meşhur Kınalı tepesi ve Aşıklar çeşmesi gibi tesisler ile günde 1000 ‘den fazla kişiye hizmet verecek şekilde düzenlenmiştir.
Atik Yaylası
İlçenin ünlü içme suyunun çıktığı yayladır. Yaz aylarında kalabalık grupların piknik yapmasına elverişlidir. İlçeye 15 dakika uzaklıkta kendisine has sisli havası olan ağaçlıklar içerisinde şirin bir yerdir. Kuruluşu Antik döneme kadar uzanan ve kalesiyle bilinen Bakras(Bağras) Belen geçidinin Amik ovasına doğru olan tarafındadır. Stratejik önemi nedeniyle
Ötençay(Bakras) Köyü
Osmanlı döneminde birçok yerleşime sahne olmuştur. Anayol güzergâhından 4 km. içerde olan yerleşim yeri halk arasında yaygın olarak “Bakras” adıyla tanınmıştır. Ötençay tarihi Bakras Kalesi ile dikkat çekmektedir.
İDARİ YAPISI
1516’ da Osmanlı hâkimiyetinde oluşturulan Halep Eyalet’ ne bağı bir kadılık(kaza) merkezi iken, daha sonra XVIII. yüzyılda bir ara Adana Valiliği’ne bağlanmıştır. Yüzyılın sonunda ise tekrar Halep Vilayeti, Payas sancağı içerisinde bir kaza merkezi olarak belirlenmiştir. 1907’de ise Halep Eyaleti, Halep Sancağı’nda kaza merkezi olarak belirlenmiştir.1918–1938 arasında Fransız mandası altındaki Hatay Devleti’nin İskenderun Sancağı içinde yer alan Belen,1939 yılında Hatay’ın Anavatan’a katılmasıyla İskenderun İlçesi’nin bir nahiyesi olmuştur.1990 yılında tekrar ilçe merkezi konumuna yükselen Belen, geçmişteki haklı önemine bugün de devam ettirmektedir.